OBSERVATIONS

an exhibition by LUDOVIC CHAPPEX

English

This text began to take shape during an evening spent with friends. Sitting with two poets and a painter, listening to their conversation, I found myself noticing how closely their practice seemed to converge, despite the different languages they each employ. Where some assemble words, another reaches for a brush.

While painting is often understood as a way of depicting what we see, whether in the world around us or within ourselves, for Ludovic Chappex it seems to serve another purpose: drawing as a way of understanding.

Understanding a place, a situation, an encounter, or a feeling. Understanding what connects things which at first seem unrelated; what unfolds in the ordinary rhythms of daily life, in seemingly insignificant details, in the forms that surround us and that, over time, we often stop noticing. Understanding this city he is visiting for the first time.

I watched him walk, retrace his steps, and return once again to the same places, following the lines of the city and allowing himself to be surprised by what emerged along the way. It seemed that he was less interested in discovering somewhere new each day than in revisiting what he had already encountered. Here, drawing does not so much capture an image as accompany a gradual process of seeing and thinking. It becomes a way of slowing the gaze, of lingering over what resists immediate understanding. Each line is less an assertion than part of an ongoing investigation. Perhaps that is why he chose to reveal these paintings layer by layer, outlining forms as little as possible.

Layer upon layer is also how Istanbul itself has been built. With its extraordinary cultural depth, it is a city that continues to reveal new facets even to those who know it well. The scenes Ludovic has chosen are therefore not intended as definitive statements, but as invitations to follow the paths of an endless inquiry. Look closely, and they will begin to tell you a story. From the woman absorbed in conversation on the steps of her home, or from the lush garden, narratives unfold that carry you beyond the frame, to neighbouring streets, or into the Sultan’s apartments. Take your time. Look carefully.

As I listened to the poets and the painter, I was struck by how they were engaged in the same search. And I found myself thinking that, faced with the complexity of the world and our lives, they matter more than ever.

Supported by: Canton du Valais and Consulate General of Switzerland, Istanbul

Türkçe

Bu metnin fikri, arkadaşlarla geçirilen bir akşamda şekillenmeye başladı. İki şair ve bir ressamın sohbetini dinlerken, farklı ifade biçimleri kullansalar da arayışlarının ortak bir noktada buluştuğunu fark ettim. Birileri sözcükleri bir araya getirirken, diğeri fırçasına uzanıyordu.

Resim çoğu zaman dış dünyada ya da kendi içimizde gördüklerimizi aktarmanın bir yolu olarak düşünülür. Ludovic Chappex içinse bambaşka bir amaca hizmet ediyor gibi görünüyor. Çizmek, anlamanın bir yolu.

Bir yeri, bir durumu, bir karşılaşmayı ya da bir hissi anlamak. İlk bakışta birbirinden kopuk görünen şeyler arasındaki bağı, gündelik hayatın akışı içinde olanı, önemsiz gibi duran ayrıntıları ve zamanla fark etmemeye başladığımız biçimleri anlamak. İlk kez geldiği bu şehri anlamak.

Onu yürürken, geri dönerken ve aynı yerlere yeniden uğrarken izledim. Şehrin çizgilerini takip ediyor, yol boyunca karşısına çıkan beklenmedik ayrıntılara şaşırmasına izin veriyordu. Her gün yeni bir yer keşfetmekten çok, daha önce gördüğü yerlere yeniden dönmekle ilgileniyor gibiydi. Burada çizim, bir görüntüyü kaydetmekten çok, yavaş yavaş gelişen bir görme ve düşünme sürecine eşlik ediyor. Bakışı yavaşlatmanın, hemen kavranamayan şeylerin üzerinde durmanın bir yolu hâline geliyor. Her çizgi, bir kesinlik ileri sürmekten çok, süren bir araştırmanın parçası gibi. Belki de bu yüzden resimleri katman katman ortaya çıkarmayı, biçimlerin sınırlarını olabildiğince az belirginleştirmeyi seçti.

İstanbul da katman katman inşa edilmiş bir şehir…Olağanüstü kültürel derinliğiyle, onu yakından tanıyanları bile şaşırtmaya devam ediyor. Ludovic’in seçtiği kadrajlar bu yüzden kesin cevaplar sunmuyor. Aksine, hiç bitmeyen bir arayışın izlerini takip etmeye davet ediyor. Dikkatle bakarsanız size bir hikâye anlatmaya başlayacaklar. Evinin merdivenlerinde sohbet eden kadından ya da yemyeşil parktan başlayan anlatılar sizi kadrajın dışına, yan sokaklara ya da Sultan’ın dairelerine kadar götürecek. Acele etmeyin. Yakından bakın.

Şairleri ve ressamı dinlerken, aslında aynı arayışın peşinden gittiklerini düşündüm. Dünyanın ve hayatlarımızın karmaşıklığı karşısında, onlara her zamankinden daha çok ihtiyaç duyduğumuzu fark ettim.

İstanbul İsviçre Başkonsolosluğu ve Valais Kantonu’nun desteğiyle

© Nur Denis